Hatay’da Hipertermiden Şehit Olan Erin Annesi Konuştu: “Oğlum Susuzluktan Gitti, Sorumlular Hesap Versin, Başka Halitler Ölmesin”
Haber : Melis YILDIRIM
(ANKARA) – İskenderun Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda şehit olan iki askerden biri muhafız er Hayrullah Halit Karaman’ın annesi Kamuran Kesmen, oğluyla vefat ettiği gün konuştuğunu belirterek, “Askerler susuz, klimalar bozukmuş. Oğlum susuzluktan gitti, sorumlular hesap versin, başka Halitler ölmesin” dedi.
Muhafız er Hayrullah Halit Kahraman ve ikmal er Semih Erdoğan, İskenderun Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda temel askerlik eğitiminde rahatsızlanarak 25 Temmuz 2025 tarihinde şehit oldu.
Bakanlık, 2 Kasım 2025 tarihinde de “İlgili süreç büyük bir hassasiyetle yürütülmüş, idari tahkikat ve adli tıp raporları tamamlanmıştır. Bu kapsamda; olayda kastı, kusuru veya ihmali olan ve Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilen, Alay ve Tabur Komutanı dahil dört personelin Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ilişiği kesilmiş, sekiz personele ise olaydaki kusur derecelerine göre çeşitli disiplin cezaları verilmiştir” açıklamasını yapmıştı.
Olayla ilgili İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen adli soruşturma ise sürüyor.
“Ben savcıma ‘ifadem alınsın’ talebinde bulundum”
Şehit erlerden Hayrullah Halit Kahraman’ın annesi Kamuran Kesmen, ANKA Haber Ajansı’na konuştu.
Kesmen, oğlunun ölümüyle ilgili 3 Ekim 2025 tarihinde, kendi isteğiyle soruşturmayı yürüten İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmek üzere ifade verdiğini belirtti. Kesmen, “Ben İskenderun’a sağlık sorunum nedeniyle gidemiyorum ama ‘Oğlumun bana aktardıklarını ben savcıma aktarmak istiyorum’ dedim, talep ettim. Ben savcıma ‘İfadem alınsın’ talebinde bulundum, şikayetçiyim” dedi.
“13 günlük askerdi, düştü, fenalaştı dediler”
Oğluyla İstanbul Arnavutköy’de yaşadıklarını söyleyen Kesmen, zorunlu askerlik için 13 Temmuz 2025 tarihinde birliğine giden oğlunun 13 günlük asker olduğunu kaydetti. Kesmen, oğlunun vefat haberini nasıl aldığının sorulması üzerine, şöyle konuştu:
“Cuma akşamı 6’ya 10 kala beni aradılar. ‘Halit düştü. Fenalaştı. Yoğun bakıma kaldırıldı. Adana Çukurova Hastanesi’nde’ dediler bana. Ben hemen bilet aldım. Ben yoldayken zaten biliniyormuş, duyulmuş. Adana’ya indim. Geldiler askerler. Benim yaşımı soruyorlar. Ben diyorum ki ‘Benim yaşım ne alaka? Ben Halit’i görmeye geldim’. Halit’in bana şeyini alıştıra alıştıra söyleyecekler kendilerince. Benim bir şeyden haberim yok. Ben oğlum yoğun bakımda diye geliyorum. ‘Halit nerede’ dedim. Girdiğimiz oda doktor odası. 6 ay oldu. Allah kimseye yaşatmasın benim yaşadığımı. Bekliyorum orada, doktormuş. ‘Anne’ dedi, ‘Sevin, oğlun şehit oldu’. Benim oğlum şehit oldu. Komutana, ‘Komutanım neden askerler susuz?’ dedim. Unvanlarını bilmiyorum, onlar bana başsağlığını dilediler. Ben de size diyorum ki komutanım neden askerler susuz?”
“Oğlum ilk gittiği günden beri ‘Anne susuzluk var burada’ diyordu”
“Halit bana her şeyini anlatırdı”
İfadeyi verirken memurların kendisine şikayetçi olup olmadığını sorduklarını aktaran Kesmen, “Halit bana her şeyini anlatırdı. İyi ki de anlatmış ki bazı şeyler ortaya çıkıyor. Çıksın diye konuşuyorum. Yoksa ‘Allah rahmet eylesin’ dersin ama başka Halitler gitmesin benim derdim. Kolay mı yetişiyor bir evlat? Ben gencecik fidanı vermişim” dedi.
Oğlunun ölümünde sorumluluğu bulunanların hesap vermesini istediğini dile getiren anne Kesmen, “Susuz nasıl bırakırsın sen? Hepsi hesap verecek. Ama yine diyorum, iyilere sözüm yok, o şerefli üniformaları hak eden giysin. Benim ciğerim yanmış ve ben yine onlara laf kondurmuyorum. ‘O benim askerim, kıymetli’ diyorum” ifadelerini kullandı.






